ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ

                                ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ

Günümüzden yaklaşık 5000 yıl öncesine kadar insanlar uzun mesafeleri at sırtında yada yürüyerek kat etmek zorundalardı. Tekerleğin icadı ile birlikte ulaşımda büyük bir adım atılarak büyük eşyaların, yaşlı ve hasta insanların taşınmasının yolu açılmış ve toplu göçlerin yapılması kolaylaşmıştır.1950’ler de Türkiye nüfusunun yaklaşık %25’i köylerde yaşarken bu oran günümüzde %74’e yükselmiş ve 10 yıl içerisinde %80’e çıkması beklenmektedir. Bu durumda şehirlerde trafik, hava ve ses kirliliği, stres ve ekonomik problemlere yol açmakta. Bu sorunlar sadece ülkemiz için değil dünya genelinde yaşanan problemlerdir ve üretilen yeni teknolojilerle bu sorunlara kısmen de olsa çözümler üretilmektedir. Şimdi ulaştırma sektöründe 2050’ye kadar dünya genelinde yaygınlaşması beklenen yeniliklere göz atalım.

Otonom Araçlar

Yapay zekanın kullanım alanları içinde belki de günlük hayatımızı en çok etkileyecek olanı sürücüsüz araçlar olacaktır. Birçok ünlü markanın bu alanda yaptığı çalışmalar meyvelerini vermekte ve üretilen prototipler testlerden başarıyla geçmekte. Peki bu otonom araçları yöneten yapay zekanın bir insana göre ne gibi avantajları vardır? Bu avantajlardan ilki kurallara uymak olabilir. Yapay zeka da sonuç olarak bir program olduğu için belirtilen kuralların dışına çıkması mümkün değildir. Sokaklardaki tüm araçların otonom olduğunu düşünelim. Tüm araçlar çeşitli yollarla birbirleriyle iletişim halinde olacağı için hepsi senkronize bir şekilde kaza yapmadan yol alabilirler. Herhangi bir trafik ışığına yada trafik polisine ihtiyaç kalmaz. Bu da hem ekonomik açıdan hem de zaman açısından büyük bir avantaj sağlar. Otonom araçlarda park yeri bulma gibi bir derdimiz de olmayacak. Araçlar kendi kendilerine en yakın park yerini bulacak ve istediğimiz zaman bir telefonla ayağımıza kadar gelecek. Bir diğer değişim ise taksilerde olacak. Bildiğimiz taksi kavramı da ortadan kalkacak gibi gözüküyor. Telefonlarımıza indireceğimiz programlarla taksiyi çağırıp gideceğimiz yeri bildireceğiz ve güven içinde istediğimiz yere gideceğiz. Arabalarda artık gaz pedalı, vites, direksiyon gibi şeylere ihtiyaç kalmayacağı için araç tasarımlarında da büyük bir değişiklik olacak. Klasik camlar yerine filmlerde gördüğümüz gibi hava durumunu, yol durumunu ve haberleri gösteren saydam ekranlar olacak.Günümüzde genellikler askeri amaçlar için kullanılan insansız hava araçları sivil havacılıkta da yaygın hale gelecek. Pilotlar sadece acil durumlarda yerden müdahale edecekler.Otonom araçların yaygınlaşmasıyla birlikte doğal olarak bu araçlara düzenli olarak bilgi sağlayacak olan sensörlerin kullanımı da artacaktır. Yolların, araçların ve hatta binaların içine yerleştirilecek sensörler araçlara  yol durumu, hava durumu ve trafik akışı hakkında anlık veriler göndererek daha hızlı, güvenli ve ekonomik sürüşlere yardımcı olacaklardır.

Elektrikli Araçlar

Günümüzde sokaklardaki kirliliğinin %90’ı, global hava kirliliğinin ise %14’ü otomobillerin ürettikleri gazlardan meydana gelmekte. Hem küresel ısınmayı engellemek hem de petrolün yakın zamanda bitecek olması elektrikli araçlar üzerinde yapılan çalışmaları arttırmıştır. Şuan üretilmiş olan birçok elektrikli araç olmasına rağmen henüz teknik özellikler ve ekonomik açıdan istenilen seviyeye gelinmiş değil. Ancak önümüzdeki yıllarda bu araçlar gittikçe yaygınlaşacak ve 30 yıl içerisinde sokaklardaki araçların büyük çoğunluğunu oluşturacaklardır. Elektrikli araçların yaygınlaşması ile 2050 yılında yıllık 500 milyon ton karbon emisyonunun azalması ön görülüyor.

Bu araçların yaygınlaşmasıyla çevremizde gördüğümüz petrol istasyonlarının yerini kendi elektriğini üreten istasyonların ve güneş panelli park yerleri alması bekleniyor. Bu sayede temiz ve ucuz enerjiyle ulaşımın önü açılacaktır.

Kendini Yenileyen Yollar

 

Gelecekte sadece araçlar değil yollar da değişim geçirecektir. Araçlar ne kadar kaliteli olursa olsun eğer yollar bozuksa ulaşım kalitesi de bozulur. Kendini yenileyen betonu artık bilmeyenimiz yoktur. Betonun içine yerleştirilen bakteriler kalsiyum karbonat üreterek betondaki çatlakların kapanmasını sağlıyor. Bu bakteriler doğada 200 yıla yakın hayatta kalabildikleri için betonun kullanım ömrünü de çok çok uzatmış oluyorlar. Henüz kendini yenileyen betonlar yollarda kullanılmasa da önümüzdeki yıllarda bunun çalışmalarına da başlanması bekleniyor.Hollandalı araştırmacılar asfalt yolların da kendi kendilerini yenileyebilmeleri üzerinde çalışmaları devam ediyor. Asfalta iletkenlik özelliği kazandırarak indüksiyon ısıtma yardımıyla oluşan çukurları kendi kendine kapatması ve hatta elektrik üreterek kablosuz aktarımla elektrikli araçları şarj etmesi planlanmaktadır.

Drone Taşımacılığı

Droneların hayatımıza iyice girmesiyle birlikte eğlence dışında kullanılan alanlardan biri ise taşımacılık. Amazon ve Google’ın başını çektiği bu alanda dronelar kargo, pizza ve ilk yardım malzemeleri gibi şeyleri taşıma amaçlı kullanılmakta. İsviçre’de iki hastane droneları kan tüplerini taşımak için kullanmakta.Droneların gün geçtikçe daha çok yük taşıyabilir ve daha uzun mesafe gidebilir hale getirilmesiyle insan taşımacılığı da ileriki zamanlarda mümkün hale gelecektir.

Hyperloop

Ünlü girişimci Elon Musk’ın projelerinden biri olan Hyperloop basitçe manyetik bir alan oluşturulmuş ve havasının bir kısmı alınmış tüpün yada tünelin içinde insan taşıyabilen bir kapsüldür. Kapsül manyetik alan sayesinde havada durması ve ortamdaki havanın büyük çoğunluğunun çekilmesi nedeniyle neredeyse sıfır sürtünmeye maruz kalmakta bu yüzden 1200 km/sa gibi bir hıza çıkabilmekte. Proje henüz geliştirilme aşamasında olup ilk denemenin Dubai’de yapılması düşünülüyor. Projeyi elinde bulunduran SpaceX şirketi  Ağustos 2017’de öğrenciler için kapsül tasarım yarışması düzenledi. Öğrenciler kurdukları ekiplerle kendi tasarımlarını yapıp SpaceX genel merkezinde projelerini hayata geçirerek en yüksek hızı elde etmeye çalıştılar. Aynı yarışmanın önümüzdeki yıllarda da düzenlenmesi planlanıyor. Bu proje hayata geçirildiği takdirde ulaştırma sektörü çok daha farklı bir yere gelecektir. Günümüzde ki en hızlı ulaşım yöntemi olan havacılığı da geride bırakması söz konusu. Hyperloop sayesinde Türkiye’nin en uzak iki ucu arasını sadece 2 saatte kat edebileceğiz. Bu projenin 10 yıl içerisinde hayata geçmesi bekleniyor ve yolcular için ön görülen fiyat ise sadece 20-30  dolar olacak.

Çok Amaçlı Köprüler

Gelişen teknoloji ve değişen hayat tarzlarından köprülerinde nasiplerini almaları bekleniyor. Günümüzde ki köprülerden farklı olarak. Bundan 30 yıl sonra sadece yayalar için yapılmış, üzerinde kafe, restoran ve sinema salonlarını barındıran tamamen sosyal amaçlı köprülere rastlayabiliriz. Bunlardan biri

Amerika’da inşası devam eden 11th Street Köprüsü’dür. 2019 yılında tamamlanması öngörülen bu köprü amfi tiyatro, kafe, piknik alanı, oyun parkları gibi alanlara ev sahipliği yapıyor. Bu köprünün hem o bölgeye ekonomik olarak katkıda bulunması hem de köprünün iki yakasındaki insanların birbirleriyle olan etkileşimlerinin artması hedefleniyor.Gelişen teknolojilerle birlikte önümüzdeki yıllarda ulaşım sektörü çok farklı yerlere gelecektir. Henüz akıllara gelmeyen yada uygulamaya geçmeyen pek çok proje daha önümüzdeki yıllarda hayatımıza girebilir. En azından şunu söyleyebiliriz ki daha güvenli, ekonomik, hızlı ve temiz bir yaşam bizleri bekliyor.

Numan Burak Fidan

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: